Back to Artists

HAYAT RADICAL: PAUL KASMIN TUTKUNUN BELGELERIYLE GELDI


New York'un ünlü galericisi Paul Kasmin, 'İstanbul yakın bir gelecekte New York'un Chelsea'si gibi olacak' diyerek ilk galerisini açtı. Galerinin ilk konuğu fotoğrafın çılgın çocuğu David LaChapelle

David LaChapelle’in sergisinde Tarkan’ın Elvis Presley kıyafeti içinde verdiği poz da yer alıyor.

Çağdaş sanat çevrelerinin uzun süredir heyecanla beklediği Paul Kasmin Gallery bugün açılıyor. 1989 yılında New York’ta kurulan Paul Kasmin Gallery, Walton Ford, Kenny Scharf, Robert Indiana, Les Lalannes, Barry Flanagan, Andy Warhol gibi dünyanın birçok ülkesinde tanınan güncel ve çağdaş sanatçıları, fotoğrafçıları ve sinemacıları temsil ediyor.
Paul Kasmin, ıstanbul’daki galerisinin açılışını her projesi olay olan, popüler kültürü fotoğraflarıyla yeniden yorumlayan David LaChapelle’in “Documents of Desire&Disaster/Tutku ve Facianın Belgeleri” adlı sergisiyle yapıyor.
LaChapelle ilk kez geldiği ıstanbul’u hayallerindeki fantastik kentten çok farklı bulmuş. Akaretler Sıraevler Sokağı, kaldıkları W Hotel’e hayran olan sanatçı, fotoğraflarının insanları nasıl bir araya getireceğini merak ediyor.

Fotoğrafa tutkuyla bağlıyım
30 yıllık kariyerine magazin ve moda fotoğrafçısı olarak başlayan LaChapelle 1984 yılında Andy Warhol ile tanışmış. Warhol onu ünlülerin dünyasına dâhil etmiş.
Warhol’un “Ne yaparsan yap insanları mutlaka güzel göster” nasihatini hiç unutmayan LaChapelle Madonna’dan Eminem’e Hilary Clinton’dan Elizabeth Taylor’a Paris Hilton’dan Michael Jackson’a birçok ismi fotoğraflarında kullanmış. Ama birkaç yıl sonra ‘vahşi bir orman’ olarak tarif ettiği bu dünyadan rahatsız olmuş ve kendine daha yalın, farklı, yeni bir yaşam kurmuş. 16 yıl sonra ise bir sergi teklifiyle fotoğraf dünyasına tekrar dönüş yapmış.
David LaChapelle 2004’te bir dönüşüm geçirerek ruhani ve içe- dönük bir bakış açısına sahip olduğu yeni bir fotoğraf dili oluşturmuş. “Fotoğraflarımda insanlara yakın olmak istiyorum. Fotoğraflarımla insanlara dokunmak istiyorum” diyor.
Bir dönem video klipler de çeken LaChapelle, sinema, televizyon, bilgisayar ve telefonlarla hep karşısında olduğumuz ekranın gücünü yitirdiğini düşünüyor. Ona göre fotoğrafa bakmanın bambaşka bir anlamı var. Fotoğraflarının hem çekerken hem de sergilerken en büyük tamamlayıcısı ise müzik.
Fotoğraflarında her zaman hikâye anlatmayı seçen La Chapelle bu sergisinde de hayatının farklı dönemlerini anlatıyor. “Yaşlandıkça hayatımda farklı bölümlere geçtim, aynı bir kitap gibi. Çağdaş sanat farklı şeyleri bir araya getirebilen bir araç. ınsanların ruhlarına fotoğraflarımla dokunmak istiyorum. şu anda Amerikan değerleri, tüketim toplumu içinde bulunduğumuz takıntılar beni rahatsız ediyor. Karanlık bir çağda yaşıyoruz. Bu yüzden fotoğraflarımda da karanlık ve ağır konuları işliyorum” diyor.

12 yıllık çalışmaları yer alıyor
‘Documents of Desire & Disaster’ sergisi sanatçının New York’taki Paul Kasmin Gallery’de açtığı aynı adlı sergiden farklılıklar taşıyor. 12 yıllık çalışmalarının yer aldığı sergide popüler ikonlar da var, sosyal ve dini konuları işleyen fotoğraflar da. Sergide ayrıca Los Angeles’de bir star olduğunu bilmeden Elvis Presley kıyafetleri içinde fotoğraflarını çektiği Tarkan da yer alıyor.

‘İstanbul dünyanın en sıcak noktası olacak’
Amerikalı ünlü sanat simsarı Paul Kasmin’in New York’taki galerisinin ilk şubesini ıstanbul’da açma nedenini ıstanbul’un gelecekte dünyanın önde gelen çağdaş sanat pazarlarından biri olacağının ilk sinyalleri olarak yorumlayanlar da var. Kasmin Gallery’nin ıstanbul’daki ilk sergisine 7 mağazasını açarak sponsor olan Serdar Bilgili yanı sıra destek olan bir ünlü isim daha var. Amerikan emlak dünyasının hırslı ve asi çocuğu olarak adlandırılan emlak komisyoncusu ve sanat koleksiyoneri Michael Shvo. 30’lu yaşlarında yıldızı parlayan, bugün 37 yaşında olan Shvo, Amerika’nın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nde de emlak komisyonculuğu yapıyor.
Uzun yıllar boyu Avrupa’da Londra ya da Paris’te galeri açmayı düşünen Paul Kasmin, Bilgili ve Michael Shvo’nun teklifiyle ıstanbul’a geldiğinde mekândan çok etkilenip hemen galerisini burada açmaya karar vermiş. Kasmin, ‘ıstanbul dünyanın en sıcak noktası olacak. Burada bir galeri açmamak aptallık olurdu” diyor. ıstanbul’daki galerinin yöneticiliğini ise Halis Komili’nin sanat eğitimi alan ve bir dönem New York’taki galeride çalışan kızı Arzu Komili üstleniyor.

Akaretler sanatın yeni üssü

Lüks mağazaların yerini sanat galerileri ve restoranlar alıyor

İki yıl önce ıstanbul’un yeni lüks tüketim merkezi olma iddiasıyla yola koyulan Akaretler Sıraevler projesi köklü bir dönüşüm geçiriyor.
Önce Beymen Mağazacılık tarafından açılan Corneliani, Jimmy Choo, Bottega Venetta, Sergio Rossi, Paul Smith, Etro, Alberta Ferreti, Marni, Lanvin gibi dünyanın en ünlü lüks markalarının butikleri beklediği ilgiyi göremeyince kapandı. Ardından Serdar Bilgili boşalan dükkânları AVM konseptine çevirmeye karar verdi ancak proje uygulamaya girmeden bu fikirden vazgeçip burayı sanat caddesi yapmaya karar verdi.

Tasarım merkezleri de açılıyor
Son dönemde Sıraevlerin birleştirdiği Süleyman Seba ve şair Nedim caddelerinde birbiri ardına sanat merkezleri, galeriler, tasarım mağazaları açılıyor. Rampa Sanat Merkezi, Paul Kasmin Gallery, yakında kapılarını açacak olan Art Limits Contemporary &Photography Limited Edition, Galerist Atölye Derin ve Autoban şimdilik sokağın sanat ve tasarımla bağlarını oluşturuyor.
2011’in ilk aylarında kendi yerlerini açmayı planlayan Autoban ve Galerist kiraladıkları yerleri bir aylığına Paul Kasmin Gallery’e vermişler. Görkemli bir açılış planlayan galeri daha sonra faaliyetlerini kiraladığı iki dükkânda sürdürecekmiş.
Amerikalı ünlü sanat simsarı Paul Kasmin’in kendi adını taşıyan New York’taki galerisinin ilk şubesini ıstanbul’da açmaya karar vermesi ıstanbul’un gelecekte dünyanın önde gelen çağdaş sanat pazarlarından biri olacağının ilk sinyalleri olarak yorumlayanlar da var.

Restoranlar da yarışa katıldı
Büyük bir reklâm kampanyasıyla W Hotel’in içinde açılan Spice Market by Jean Georges kapansa da aslında Akaretler’in geleceği yeme-içme mekânlarında gibi görünüyor. Cafe Nero, Kahve Dünyası, Kalamata Meyhane, Der die das, Al Jamal, ikinci kuşak Emre Çapa’nın işlettiği Minyon, Reşit Soley’in Corvus Wine&Bite’ı özellikle gençler arasında çok popüler. Soley, ocak ayında Corvus Wine&Steak adlı yeni bir restoran daha açıyor.
Ünlü mimar ve Corvus şaraplarının sahibi Reşit Soley aslında çok eski bir Akaretlerli. Süleyman Seba Caddesi’nde yirmi yılı aşkın süredir bürosu ve işyeri var. Ona göre “Bu sokağı sanat ya da yeme-içme sokağı diye adlandırmak doğru değil. Eskiden içine kapanık ve kendisine dönük bir bölgeyken şimdi tüm kente ve farklı duyulara hitap eden bir yer oluyor.”
Ünlü mimar ve Corvus şaraplarının sahibi Reşit Soley aslında çok eski bir Akaretlerli. Süleyman Seba Caddesi’nde yirmi yılı aşkın süredir bürosu ve işyeri var. Ona göre “Bu sokağı sanat ya da yeme-içme sokağı diye adlandırmak doğru değil. Eskiden içine kapanık ve kendisine dönük bir bölgeyken şimdi tüm kente ve farklı duyulara hitap eden bir yer oluyor.”

BY MÜGE AKGÜN


Download PDF(1 MB)