Back to Artists

XOXO THE MAG: DAVID LACHAPELLE


Egodan Muaf: David LaChapelle

Bazıları sanatçılar ile tanişmaktan eserlere olan bakişları değişir diye kaçinir. Sanatçinin yüksek ateş egosundan yanar diye korkar. Olur da sanatçıdan hazetmezse bir daha sanatçinin űrettiği işlere yüz çevirir diye de çekinir. Fakat şans eseri işlerine bakmaktan hoşlandiğiniz bir sanatçı ile yolunuz kesişirse karşısinizda işleri yapan insandan çok uzakta birini bulabilirsiniz.
Bunca şöhreti objektifinin karşisina almış, Andy Warholl ve Stüdyo 54 döneminden geçmiş, o günlerin şaşaasi ile kötű zamanlarini bir arada yaşamiş David LaChapelle ile de buluşmadan önce insan biraz şöhretin bedelini görmek istiyor ama nafile. Duygu ve dokudan yapıldığina kanaat getirdiğimiz fotoğrafiçinin "Documents of Desire and Disaster" adlı sergisi ise bu ay Akaretler'de bir şube açan Paul Kasmin Gallery'de 10 Aralık tarihinde açılacak. Biz de komşu ziyaretine gidip sanatçı ile yapitlari ve hayatini konuştuk. Biz David LaChapelle'in isminin kudretinden uzak sukunetinde bir sűre asili kaldik. Röportajt okudukten sonra size de ayni şey olursa korkmayin, yargilamayin, sessiz kalin.

XOXO: Fotoğraflarindaki "kitsch' olgusuyla başlamak istiyvorum. Ǚnlǚ birinin fotoğrafını çekerken örneğin, işin kendisine baktığımızda onu mitoloji, sanat tarihi ya da genel anlamıyla tarihin içinden bir sahnede görüyoruz. Fakat fotoğrafın çoĝunlukla bugüne ait bir işik bilgisi sunuyor. Sanat tarilhiyle çok içli dışlı olduğunu biliyoruz ama neden şöhret sahibi isimler üzerinden tarihi yorumladiğini merak ediyorum.
DAVlD LACHAPELLE: ĺnançh biri olmama rağmen, her zaman daha fiziksel , materyalist olan dűnyaya daha fazla yer açiyorum ama foloğraflarimda tüm bu şeyleri sorguluyorum; kendimi , sanatimdaki çalişma biçimimi anlamaya çalişiyorum. Birçok dergiye çekim yeptim, galerilerde fotoğraflarım sergilendi. Fotoğraflarimin gösterildiği bunca farkli yerde, ünlűlerin fotoğraflarini çektiğim sirada dahi sűrekli bir şeyleri sorgulamaya, anlamlandirmaya çalısiyorum. Belki çektiğim şeylerde sıklıkla benzer bir dil var, ama her yil birçok farklı süreçten geçince her seferinde öğrendiklerim ve deneyimlediklerim farklı oluyor. Tüm bunlarla beraber bakiş açım da değişiyor tabii, hiçbir şeyi eskisi gibi görműyorsun bir süre sonra. Bu açidan,bu, sürekli yer değiştirdiğin bir seyahat gibi oluyor.

XOXO: Andy Warhol ile nasil tanıştin?
DAVID LACHAPELLE: Andy Warhol benim sanattaki kahramanımdı. Bir gűn onunla tanişacağıma ve hatta Interview Magazine için çalışacağim konusunda çok inançh ve kararhydım. Sonra New York 'a geldim, hayatta kalmaya çalıştlğım zamanlardı. Küçük yaşıma rağmen para kazanmak için belki bugün çok da gurur duymayacağım bir sürü şey yaptım. Sonra da bir sergim oldu. Daha sonra burada Andy Warhol ile taniştırildim ve Interview için çalışmaya başladım.

XOXO: Karıyerine bakinca, bu söylediklerin işe varanumşa benziyor.
DAVID LACHAPELLE: New York ve '80'ler; oldukça zor zamanlardı. Karanlık bir dönemdi, çok gençtim. Kocaman şehirde sanat yapmak, görünür olmak istemek, bunun için çalışmak dahi oldukça korkutucu olabiliyordu. Ölmekten korkuyordunuz, ayaklanmzrn üzerinde duramamaktan, kaybetmekten korkuyordunuz. Benim ise istediğim tek şey ölmeden önce hayata, insanlara bir şeyler vermiş olmak, onlara bir şey birakabilmekti.

XOXO:Kariyerinde her zaman geleceği yeri bilen insanlardan muydın yoksa Andy Warhol ile taniştığında başına gelenlere şaşırdin mi?
DAVID LACHAPELLE: ĺç güdülerime pek gűvenmiyorum aslında. Çünkü onlar sana bazı yollar gösterir, fakat bu yollar seni doğru yere çikarmayabilir. Bu yüzden iç güdüler seni yamltıyor da olabilir. Bazen tabii duyduğum bazı sesleri dinledım. peşinden gittiğim de oldu. Ama artık ayaklarim yere basıyor, o günlerdeki insan değilim. Üretimim konusunda kendimi taniyorum, şimdi biraz daha kararlı biriyim. Eğer böyle olmasa hep başa donersin. Ayrıca kendimiz dışında bir olanak dünyasında, olasılıklarin mucizelerine inanarak yaşamak sana başka bir fikir dünyasi da açıyor. Bu hayatın mucizevi olduğuna inanmanı sağlıyor. Obür türlüsü çok daha zor ve acı dolu olabilir. Şimdi düşününce birçok mucizevi şeyin başima geldiğini görüyorum. Bu yaptığım işin onayına dair bir dürtüyü de ya da inancı da beraberinde getiriyor.

XOXO: 2005 yılında 'krumping' dansına odaklanan 'Rize' adında bir belgesel çektin. Filmin hem bir muhitin sosyal yapısına hem de dans üzerinden direnmenin siyasal gűcűne odaklanıyordu. Bugünün eleştırel metinlerine baktığımızda birçok yazarın yeraltı kültürlerinin öldűğűne ya da çok uzun ömürlü olamadığina dair şeyler yazdiğinı görüyoruz. Sence bugün altkültürler nerede duruyorlar?
DAVID LACHAPELLE : Kesin bir şey söyleyernemekle beraber, her yerde bir kültür var. Altkültürler de bugün var olmava devam ediyor diye dűşűnűyorum. Burada sanatçının işlevine odaklanmak daha doğru geliyor bana. Çűnkű sanatçı elindeki malzemenin geçiciliğine rağmen oradan bir şey çikarabilme gűcű ile sanat yapabildiği için sanatçidir diye dűşűnyorum.

XOXO: Birçok sanatçi űretminde ve ritűeller gibi kurucu metinlere geri dönűyorlar. Sen de bunlardan birisin. Neden sűrekli eskiye dönűyoruz sence?
DAVID LACHAPELLE : Hayatta her zaman değişmeyen şeyler vardir. Kűltűrűn, yazinin, felsefenin çiktiği yerlerde, Yunan dűşűnceainin űrettiği sorularin baki olduğu bir zamandayiz. Sanatçilar da bugűn felsefecilerin ortaya atttiklarini yorumluyorlar, çűnĸű elimizdeki sorular cevaplanmiş değil, bu açidan da hala geçerliliklerini koruyorlar. Tamam, karanlik çağda değiliz, eski gűnlerin çok uzağmdayiz, ama sanat tarihi dediğimiz şey örneğin hala orada, tűm canhliğiyla duruyor.

XOXO: AIDS döneminde bir çok insanin öldűğűne tanik oldun. Bu dönem seni, sanatını nasil etkiledi?
DAVID LACHAPELLE : Gençken bır arkadaşim AIDS'ten öldü. 1984 yilihdi. Öldűğünde 24 yaşinadaydi, bense 21 yaşındaydim. Çok dua ettim o zamanlar. Hayatta herkesin kayıplari konusunda baş etme yolları var ya da bunu öğreniyorlar. Ben bunu çok genç yaşimda öğrenmek durumunda kaldim. Benim jenerasyonum kimi değerler ya da durumlar için műcadele etti, bűyűk savaşlar verdi. Bu uğurda çok acılar da çektik. Kaybettiğimiz bir sürü arkadaşimiz ve verilen savaş beni sağlamlaştirdi da bir bakıma. Inandığım seyler konusunda bir devam duygusu da sağladı diyebilirim.

XOXO: Bu ay İstanbul’ da bir sergin açıhyor, Hiç İstanbul'a geldin mı?
DAVID LACHAPELLE : Hıç bulunmadim, o yűzden çok heyecanlıyım. Sergi ise general hatlari itibariyle benim dert edindiğim meseleler etrafinda geliştirdiğim farkli fotoğraflandan oluşuyor. Yine űnlűler ile yaptiğim çalişmalar, dergilerde gördűğűnűz fotoğraflar ve son işlerimi kapsiyor. Ashnda beni en çok heyecanlandiran daha önce dergide görműş olduğunuz bir fotoğrafin galeride sergileniyor olmasi. Çűnkű onu gösterdiğiniz mekan dişinda başka bir yere koyduğunuzda onun önerdiği anlam dűnyasini da değiştirmiş oluyorsunuz. Çűnkű o artik onu gördüğünüz dergi ya da bilgisayar ekranında değil, başka bir teknik ile tekrardan üzerinden geçilmiş ve basılmış halde oluyor. Bir de tabii fotoğrafın boyutu biraz daha büyüyor ve fotoğraf tamamen başka bir şeye dönüşmüş oluyor. Bu heyecanı İstanbul'daki izleyici ile paylaşacak olmak çok güzel.

XOXO: Işlerin şehirle, buradaki izleyiciyle nasıl bir ilişkiyi öngörüyor?
DAVID LACHAPELLE : Sadece sanat dünyası ya da dergiler için çalişmadım, işim yüzünden sadece moda dünyasının bir parçası da olmadım. İlle o an çok popüler ya da yükselen değer olabilecek, gün yüzüne çıkmamış altkültürlerle bir şeyler üretmeye takılı kalmadım. Böylesini hep çok sınırlı buldum. Bana para kazandıracak fotoğraflar çekmektense daha çok amaç edindiğim şeylerin peşinde oldum. Kendimi sınırlamak yerine, farklı altyapılardan, geçmişlerden gelen insanların dünyalarina yeni bir şey önermek istedim. Ayrıca fotoğraflarim üretildiği yerin dışına çıktığında da başka bir anlam kazanmış oluyorlar. Zaten işlerim Amerika dışında daha iyi anlaşılıyor diye düşünüyorum. Çünkü kendimi Amerika'nin dışından gelmiş gibi hissediyorum, oraya dair pek bir aidiyet geliştirebildiğimi söyleyemem. Fotoğraflar izleyici için ille de bir önbilgiyi gereksinmiyor. Fotoğraflar anlamak için Hıristiyan olmana gerek yok çünkü fotoğraflarimda gördüğün, dinsel öğelerin dışında çok daha temel şeyler. Nihayi ölümün sembolleri. anne ve çocuk ilişkisi ve daha birçok şey…

XOXO: Röportajlanndan birinde erkek temsillerinin, özellikle de güzellik olgusunun Tanri'nin varlığına kanıt olabileceğini söylüyordun. İşlerindeki güzellik olgusunu nasıl değerlendiriyorsun? Sence güzel olan işlerindeki temiz yüzeyler mi yoksa taşıdığı 'kitsch' anlamlar mı?
DAVID LACHAPELLE: Fotoğraflarda benim için birçok farklı anlamı olan şeyler bir araya geliyor: Fotoğraflarim bu sayede çok katmanlı oluyor. Bu yüzden her ikisi de aslında.

XOXO: Senin için XOXO ne anlama geliyor?
DAVID LACHAPELLE: Buna çok havalı bir cevap veremeyeceğim. Sadece sevgi ve öpücük diyebiliyorum.

By Dinçer Şirin


Download PDF(656 K)